Geçen Nisan ayında Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu'nu kazanan Mustafa Sayar'ın, Cezayir Turu'nda alınan idrar örneklerinde EPO maddesine rastlandı. Haber, dün, başarılı TRT muhabiri Ömer Yavru tarafından twitter'da duyuruldu. A numunesinde yasaklı maddeye rastlanan Konya Torku Şekerspor sporcusu Sayar, 11-15 Mart tarihleri arasında Cezayir'de düzenlenen turda ikinci olmuştu.
Doping test prosedürü kabaca şöyle işliyor: UCI görevlileri, önceden belirledikleri sporcuları, etap/yarış bitiminde "hiç gözden kaybetmeksizin" antidoping merkezine götürüyorlar ve idrar (veya kan) örneği vermeleri isteniyor. Alınan idrar örneği A ve B numunesi olarak ikiye ayrılıyor, sporcunun önünde kapatılıp mühürleniyor ve -testi yapacak kişi kimin örneğini analiz ettiğini bilmesin diye- numaralanıyor. Daha sonra, numunelerin ikisi de, WADA tarafından akredite edilmiş bir laboratuara gönderiliyor. A numunesi teste alınırken, B numunesi ("şahit numune" de denebilir) kapalı olarak bekletiliyor. Eğer ilk testte yasaklı bir madde bulunursa, sporcunun talebine göre ikinci örnek de analiz ediliyor. Bu test temiz çıkarsa sporcu aklanıyor ancak B numunesi de pozitif çıkarsa UCI, konuyu sporcunun bağlı olduğu ülke federasyonuna havale ediyor ve sporcuya ceza veriliyor. Bisiklet sporunda, yarışmacılar ilk ihlalde genellikle 2 yıl yarışlardan men ediliyorlar. Ayrıca, örneğin alındığı günden sonra katıldıkları yarışlardaki dereceleri de iptal ediliyor. Cezayir Turu 11-15 Mart tarihleri arasında yapıldı. Dolayısıyla, B numunesinde de yasaklı maddeye rastlanırsa, Mustafa Sayar'ın ToT şampiyonluğu elinden alınarak 2 yıl men cezası alması beklenebilir.
![]() |
Meryem Ana'ya mı yakarsak... (Resim:Ö.Özdemir/Cyclingtr.com) |
Üst paragrafı "beklenebilir" diyerek bitirdim çünkü kesin konuşamıyorum. Ceza kararı yerel federasyonun ilgili kurulunca verilecek. Ülkelerin iç dinamikleri her zaman birbirine benzemediğinden, bazen beklenmedik kararlar çıkabiliyor. Daha önce, Kazakistan Bisiklet Federasyonu, normalde 2 yıl ceza alması gereken A.Vinokurov'a, evirip çevirip bir yıl ceza vermişti. Bizden bir örnek vermek gerekirse, 2011 yılında gündemi sarsan futboldaki şike skandalında da, TFF akılları karıştıran, çelişkili birçok karar almış, hatta TBMM kanun değiştirmişti. Spor etiği, adalet ve güçler ayrılığının oturmadığı, hakkını ve bağımsızlığını korumak yerine, muktedirlerden ihsan bekleyenlerin çok olduğu bağzı ülkelerde "spor politikanın başka araçlarla devamı" olarak görüldüğünden, bağzı muktedirlerin iki dudağı arasından çıkacak bir laf, her şeyi değiştirebilir. Neyse ki Türkiye ileri bir demokrasi ülkesi olduğundan böyle korkunç senaryolara gülüp geçebiliyoruz.
![]() |
| Mustafa Sayar, annesi, Spor Bakanı ve Cumhurbaşkanı |
Mustafa Sayar'ın A numunesinin pozitif çıkmasına gerçekten çok üzüldüm. ToT'tan birkaç gün sonra, bu başarısından şüphelendiğimi belirten bir yazı yazmış, ondan özür dilemeyi çok istediğimi belirterek bitirmiştim. Siz görmediniz ama önce sert bir yazıydı. Fakat, elimde bir kanıt yokken, sadece şüphelendiğim için Sayar'ı zor duruma düşürmemek gerektiğini düşündüm (olası tepkilerden de tırstım itiraf edeyim). Yazının tonunu yumuşattım, Sayar'ın lehine bazı argümanları da kattım. Ama fikrim belliydi. Haksız çıkmak istediğim nadir durumlardan biriydi.
Görünen durum, twitter'da Yasin Bingöl'ün de yazdığı gibi , Sayar'ın performansını Türkiye Turu'nda zirveye çıkarmak için planlanan EPO kürünün parçasıydı Cezayir Turu. Bu kısım tamamen tahmin elbette. EPO varsa bence kan nakline gerek kalmamıştır. Eczaneden kolaylıkla EPO alabildiğin bir memlekette kan nakli gibi komplike bir süreç izlemeye gerek yok. İnsanın "Bari Lance Armstrong gibi olsaydınız" diyeceği geliyor. Herif 10 yıl doping yaptı, bir kere bile pozitif çıkmadı. Kavruk Türkiye'nin, öğrenmeye uzak tembelleri olarak, sahtekarlığı bile kaliteli yapamıyoruz.
Peki ya Konya Torku Şekerspor'a ne demeliyiz? Türk bisikletinin öncüsü, bisikletin ana damarı, gururumuz Şekerspor yöneticilerinin iki kez arka arkaya dopingli şampiyon çıkarmayı becermeleri takdire şayan! Eski dopé'leri kadroya alıp, pırıl pırıl gençlerin ahlakının bozulmasına yol açmak hangi cin fikirlinin aklından çıktı billmek hakkımızdır. Mustafa Sayar 21 yaşından beri bu takımda. Onu, Yuri Metlushenko, Ivailov Gabrovski ve D. dela Fuente gibi çakallarla yanyana getirdiğiniz için tebrikler. Çocuğunuzun önce arkadaşlarını kontrol edersiniz değil mi? Bu gençlerin kimle bisiklete bindiklerine bakmadınız ama. Geçen seneki Gabrovski olayından sonra Torku'dan bir şey duyduk mu? Bir temizlenme niyeti, beyanı, bu konuda yeni bir politika? Yoo.. Yukarılarda bir yerlerde, birileri birilerine "Bu sene artık bir Türk kazansın" demediyse ben ne olayım. Kimin ve neyin hırsıdır bu? Torku ToT'ta şampiyon olmasa daha iyi olurdu. Gençler, dünyanın en iyi yarışçılarının yanında bisiklet sürseler, hangi seviyede olduklarını görseler, birşeyler öğrenseler, hırslansalar bisiklet sporumuz için daha hayırlı olurdu. Ama yok! Yeni Türkiye, her dalda inkişaf ettiğini yedi düvele gösterecek... Ebemizin düvelini gayet yakından gördük.
Türkiye'de, son bir yılda, olimpik sporlarda dalga dalga gelen doping olaylarının tesadüfi olmadığına inanıyorum. 15 yaşındaki haltercilerin, güreşçilerin, cıvıl cıvıl atlet kızlarımızın bu yollara sapmış olması tesadüfle, ödül yönetmeliğiyle falan açıklanamaz, bu hedef saptırmaktır. İyi olan herşeyde ortaya çıkıp şov yapan değerli yöneticiler bu pislikleri de üstlenmelidir. Bu ülke gencecik çocukları çok kurban etti. Ama arkalarındaki sorumlular hiç zarar görmedi. Artık zamanıdır... Sayın Şafakçı, Sayın Konuk, Sayın Terzi, Sayın Taşpınar, Sayın Baykan, Sayın Kılıç, istifa da bir hizmettir.
Not: İstifa listeme neden TBF Başkanı Emin Müftüoğlu'nu almadığım sorulabilir. Son yıllarda, yanlış hatırlamıyorsam, Mustafa Sayar hariç hiçbir bisikletçide doping yakalanmadı. Bu nedenle onu listeye katmadım.


0 yorum:
Yorum Gönder